22 Ocak, 2 miniğin doğum günüydü. Doğdukları günü dün gibi hatırladığım 2 minik. Doğmaları özlemle beklenmiş ve doğumlarıyla aileye büyük bir neşe getiren, sevgili arkadaşım Tülin’in 2 miniği. Sevgili Lara ve Cüneyt. İyi ki doğdunuz! İyi ki birbirinize sahipsiniz. Allah’tan dileğim bu hayatta el ele hep birlikte yürümeniz ve birbirinizi çok sevmeniz. Çünkü:
Kardeş demek hayat demektir… Kimi zaman aldığın nefeste Kardeşim diyebilmek… kimi zaman üzüldüğün anda karşında bulabilmek… Kardeşin aşkı sevgiliden çoktur… Sevgili terk eder kardeş yanında baki kalır… Sevgili emreder kardeş teselli eder… Kardeş sevgiliden çok sever…
Bilir misin bizde kardeşlik nedir… Nefesin kesilirse al, benim canımı kullan … senindir… .Yolun sonu uçurumsa eğer… Geri dön… ilk adım benimdir…
Bu pastanın nasıl yapıldığını tarif etmek haddime düşmez herhalde. Bu benim ilk modelleme yaptığım pasta ve nasıl yaptığımı sorsanız cevap verebilirmiyim bilmiyorum bile. O kadar çok başına geçip tekrar bırakmak durumunda kaldım ki (bebekli anne durumu)…
Tülin’in seçtiği pastalar bunlardı :
Talimatlar açıktı: Çubuktaki yıldızlar ve kelebekler olmasın. Ayıcık ve tren yerine prens ve prenses olsun. PRENS ve PRENSES!! Yani güven böyle birşey olmalı. Sen tut, modellemeyi geçtim, şeker hamuruyla sıfır tecrübesi olan birinden prens ve prenses iste.. Ama bunu ben istedim. Ben kaşındım. Daha çocuklar doğduğunda Tülin’e tutturmuştum pastalar benden diye. Sonra da doğum günleri yaklaştığında istediğini seç ne istersen yaparım diye tutturdum…
(Panik içinde) İnternetten biraz prenses modelleri araştırma sonucu hoşuma gidenleri birleştirdim (altta). Evet en alt sağdaki Lara’nın kendisi.
Önce Lara ve Cüneytin kendilerini model almak istedim ve alttaki tablo ortaya çıktı. Tam bir felaket yani! Tek tutturduğum Cüneytin kaşları olmuş :)))
Hal böyle olunca, Lara için modeller arasından soldan 2.yi (altta) yapmaya karar verdim. Ama sanırım ben kızımızı biraz göbekli yapmışım… Neyse ki kalp imdadına koştu :)
Kelebekleri Mukaddes yaptı. Kelebek kupatıyla rengarenk kelebekler yapıp üzerini süsledikten sonra yanmaz kağıt ile büküp kuruması için kenara koyduk.
Mukaddes ve Serhan olmasaydı bu pastaları hayatta yetiştiremezdim. Ben prens ve prenses ile sinir bozucu derecede bir pinpiriklilik (yazması bile sinir bozucu) ile uğraşırken onlar geri kalanları yaptılar. Biri kelebek yaparken diğeri keki ıslattı. Biri pastaya marmelat sürerken diğeri şeker hamuru açtı.. Benim kahramanlarım!
Prens figüründe ”The little prince”ten ilham aldım.
Ama saçlarını sarı yapmak istemedim.
Sonuç : İlk modellemelerim (pastalarım) için hiç de fena değil ama, değil mi?
Bu yazıya tarif ekleyemediğim için üzgünüm…
Miniklerime… Eğer bir gün büyüp bu yazıya rastlarsanız, benim size çok değer verdiğimi hatırlayın. Sizin için her zaman kapısı açık bir Nejla teyzeniz var unutmayın…
Bu benim tarifim olsa ve bir isim koymam gerekse pankek aklıma gelen son şey olurdu herhalde :) Ben (her ne kadar malzeme olarak uyuşmasa da) mücver derdim galiba. Ama kaynağıma saygıdan ve daha ilgi çekici bir isim olduğundan “Peynirli karnıbahar pankek” demeyi tercih ediyorum.
Malzemeler:
1 karnıbahar
2 yumurta
1 su bardağından biraz az, rendelenmiş kaşar peyniri
1/2 su bardağı galeta unu
toz biber
tuz
zeytinyağ (kızartmak için)
- Karnıbaharı çiçeklerine ayırın ve bir tencerede yumuşayıncaya kadar haşlayın (10 dakika kadar).
- Haşlanan karnıbaharın suyunu süzüp sıcak iken ezin. Kaşar, yumurta, galeta unu, toz biber ve tuz ekleyip karıştırın.
- Zeytinyağlı tavada orta ateşte karışımı bir avuç büyüklüğüne getirip pişirin.
Unutmadan: acı sos ile müthiş oluyoooo.
-Afiyet olsun-
Düdüklü tencereyle birlikte gelen bir biftek tarifinin tarafımdan düzenlenip değiştirilmiş halidir. O kadar değiştirilmiş ki, önceki tariften tek kalan malzeme domates :)
Malzemeler (7 kişilik):
2 buzdolabı poşeti et (tartmıyorum ama hep 2 poşet kullanıyorum :) orta boylardan)
Eti kızartmak için tereyağ (2-3 yemek kaşığı)
6 domates
3-4 yeşil biber
2 küçük soğan
3 sarımsak
1/4 çay bardağı zeytinyağı
3-4 y. kaşığı barbekü sos (marketlerde mevcut)
karabiber, tuz
Yapılışı :
1.Etlerimizi Bifteklik keselim. Dövmeye gerek yok. Kalınlık +/- 7mm.
2-3. Tavada tereyağını kızdırıp, yüksek ateşte etlerimizi önlü arkalı kızartalım. Rengi sararsa yeterli. Her bir tarafı +/- 2-3 dakika.
4. Kalan diğer malzemeleri robotta geçirin. Çok ince çekmeye gerek yok ama güzel krema kıvamında sos isterseniz de ince çekmenizi öneririrm.
- Düdüklü tencerenize önce tavada (kızartılan etlerden) kalan tereyağını koyun. Sonra bir kat sos, bir kat et tekrar bir kat sos derken, tüm etleri ve sosu bitirin.
-Tencerenin ağzını iyice kapatıp. 30 dakika kadar yumuşayıncaya kadar pişirin. Düdüklü tencereye göre pişme süresi değişebilir.
Notlar:
-Püre ile çok yakışıyor
-Tereyağında etleri kızartırken yağın kızgın olması etin suyunu dışarı salmamasına, dolayısıyla güzel yumuşak kalmasına yol açıyor.
-Resimde etin üstünde Heinz barbekü sos var. Barbekü sosunu ayrıca eklemek ağır gelirse tenceredeki sostan da konabilir
-Afiyet olsun-
.
Bir bebek daha dünyaya gözlerini açtı.. Emir bebek..
Hoş geldin sefalar getirdin Emir.. Henüz anlamayacak kadar küçük olsan da… Bu pasta senin için…!
Continue reading »
Muhammara (Arapça : محمرة ‘kızarmış’)
Continue reading »
Malzemeler :
Continue reading »
Hediye verdiğim insanların gözlerinde beliren ışıltı veya sevinç beni mutlu eder. Işıltıyı her zaman göremem ama bir kaç defa yakalamışlığım vardır. O anlar hafızama silinmemek üzere kazındılar…
En beklenmedik zamanda alınan hediye, en üzgün zamanda gelen bir dost, hayatında oyuncak görmemiş bir çocuğun ilk oyuncağı, en sevgiliden gelen bir jest, bir çocuğun minik elleriyle annesine sunduğu bir resim, sıcak bir gülümseme. Hayatın ışıltıları…
Geçen hafta 3 yere oğlumla birlikte kurabiye yaptık. Ve bunları bir güzel allayıp pullayıp hediye haline getirdik.
Continue reading »
Zamanın birinde öğlen molasında arkadaşlarla Mac Donalds’ta Big Mac yerken, arkadaşım Tülin’in dedikleri şimdi kulaklarımda çınlıyor: “Big Mac sosuna bayılıyorum! Bunun sosunu bir bulabilsem!” gibi bir şeydi. O ana kadar, bu hamburgerin kendine has bir sosu olduğunu bile bilmiyordum. Şimdi bunun sosunu bulup bu siteye koyarak, kaç yıldır farkında olmadan bilinçaltıma yerleşmiş bir isteği mi yerine getiriyorum bilmem ama, Big Mac deyince sosunu düşünmeden, ve Big Mac sosu deyince de arkadaşımı düşünmeden edemiyorum.
Ee, madem bu arkadaşımı bu kadar düşünüyorum o zaman bu parçayı kendisine ithaf ediyorum.. Baktıkça beni hatırla emi Tülinciğim :)
Şimdi Tülin’in: “Yap da, yiyelim! Bakmakla ithaf mı olunurmuş dediğini duyar gibi oluyorum.
Tülinciğim, sen nasıl olsa beni ararsın konuşuruz bunu :) Ok?
Continue reading »
Kuş, onları tuhaf bir evin önüne getirmiş. Bu evin duvarları ekmekten, çatısı pastadan ve penceleri şekerdenmiş. Çocuklar tüm sıkıntılarını unutmuşlar ve eve doğru koşmuşlar. Tam Hansel çatıdan, Gretel de pencereden bir parça yiyecekken içeriden bir ses duyulmuş: “Evimi kim kemiriyor bakiim?”
İtalya’dan, evde bulunan sebzelerle yapılabilecek bir lezzet…
Minestrone İtalya’ya özgü bir sebze çorbası. Minestra İtalyanca olarak çorba demek, minestrone ise bunun çoğul hali. Minestrone, içine giren geniş içerikten ötürü “büyük çorba” olarak da adlandırılıyor.
Minestrone bölgeye göre makarnalı veya pirinçli olarak yenilen yoğun bir çorba (hatta biz buna çorba değil sulu yemek derdik). Minestrone mevsim sebzeleriyle yapılan bir çorba olduğu için belli bir tarifi yok. Eskiden evde artan sebzelerle yapılan bir çorbaymış.
Wikipedia
Continue reading »
Hiç balkabağı çorbası içtiniz mi? Tam anlamıyla nefis ve içilesi bir çorba..
Şükran günü yaklaştığından yabancı bloglarda sürekli balkabaklı tarifler gözüme çarpıyordu. Çorbasını görünce “işte bu!” dedim. Çocuklar da dahil ailecek (sevdiğimiz, dolayısıyla) seveceğiniz bu çorbayı denemelisiniz bence. Amerika ve Avrupada bu çorba o kadar meşhur ki adamların balkabağı çorbası ile alakalı internet siteleri (pumpkinsoup.org) bile var. Bir bildikleri var hani ;)
Continue reading »
Aşure yapmayı gözümde hep büyütürdüm. Bu sene hayatımda ilk defa denemeye karar verdim ve yaptığım için çok mutluyum.
Aşure Hz Nuh’un (a.s.) gemisinde pişirilen bir yemek olarak biliniyor ve yabancılar buna “Noah’s pudding” Hz. Nuh’un pudingi diyor :) Sanırım “puding” kelimesini duyunca kemdime güvenim geldi :)
Çok beğendiğim bu tarifi şu siteden aldım ve uyarladım. Portakal kabuğunu özellikle aşureye eklenmesini şiddetle tavsiye ediyorum. Çok hoş bir aroma veriyor.
Continue reading »
SOĞUK KIŞ GÜNLERİNDE İÇİNİZİ ISITACAK BİR LEZZET!
Malzemeler :
1 su bardağı kırmızı mercimek
2 çorba kaşığı pirinç
2 çorba kaşığı bulgur Continue reading »
Ben olsam ay pastası demezdim herhalde ama ingilizcenin tercümesi tam olarak öyle oluyor. Mooncake (ay pastası) çinlilerin 3000 yıldır kutladıkları ay festivalinde geleneksel haline gelen bir tatlı(ymış).. İçi dolgulu olan bu pastanın dolgusu tamamen tercihe bağlı. Geleneksel olanın içine “lotus paste” veya şekerli kahverengi fasulye ezmesi katılıyor. Ayrıca gelenksel Mooncake’in görüntüsü (kalıba bastırılıp şekil verilerek yapılıyor ve) yuvarlak bir keki andırıyor (alttaki gibi).
Continue reading »
MUTFAKLAR – CUISINES
- Alman mutfağı – German cuisine (1)
- Amerikan mutfağı – American cuisine (4)
- Benim mutfağım – My cuisine (15)
- Çin mutfağı – Chinese cuisine (3)
- Hollanda mutfağı – Dutch cuisine (3)
- İtalyan mutfağı – Italian cuisine (2)
- Osmanlı mutfağı – Ottoman cuisine (7)
- Suriye mutfağı – Syrian cuisine (1)
- Türk mutfağı – Turkish cuisine (4)
Translate


























